Rektörümüz Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, 15-22 Nisan 2022 tarihleri arasında kutlanacak olan 46. Turizm Haftası münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

Rektörümüz Karamustafa mesajında ekonomi, istihdam ve bölgesel kalkınmaya önemli düzeyde katkı sağlayan turizm sektörünün salgın sürecindeki küresel düzeyde başta seyahat olmak üzere yaşanan kısıtlamalara bağlı olarak olumsuz etkilenmesine rağmen salgın sonrası süreçte turizm faaliyetlerinin toparlanarak ivme kazandığını ve turizm sektöründeki hareketliğin önemli ölçüde arttığını ifade etti.

Rektörümüzün mesajı şöyle;

“Turizm hususunda toplumsal farkındalığı arttırmak, doğal, tarihi ve kültürel unsurları turizm açısından değerlendirerek toplumun turizm bilincini geliştirmek ve yerel halkın turizm faaliyetlerine katılımını arttırmak amacıyla her yıl 15-22 Nisan tarihleri arası ‘Turizm Haftası’ olarak kutlanmaktadır.

Turizm sektörü sayesinde ülkeler ekonomik, istihdam, bölgesel kalkınma ve devlet gelirlerine önemli katkılar sağlamaktadır. Salgın süreci turizm sektörünü ve turizm sektörü üzerinden gelir sağlayan diğer yan sektörleri olumsuz etkilese de ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ ile oluşturulan hızlı karar alma süreçleri ve iyi bir koordinasyon ile Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde alınan önlemler ve bu çerçevede Bakanlığımızın salgına yönelik yapmış olduğu uygulamalar sayesinde turizmde rekabet edilen diğer ülkelerden daha az zararla bu kriz atlatılmış, ivme artık yukarıya doğru yönelmiştir. Öyle ki salgının etkisinin azaldığı bu günlerde ülkemizin yılın ilk çeyreği ve akabindeki turizm hareketliliği memnuniyet verici düzeylere ulaşmıştır.  Salgın sürecinde yaşananlar ve küresel çaptaki kısıtlamalar turizm faaliyetlerinin kalkınma açısından ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Her ne kadar 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile birlikte ivme kazanan turizm faaliyetleri ülkemizi bir deniz-güneş-kum destinasyonu olarak dünyaya tanıtsa da sahip olduğu sağlık altyapısı, doğal kaynakları, dört mevsimi de aynı topraklarda yaşama özelliği, inanç turizmi faaliyeti yapılabilecek destinasyonları ve fiziksel altyapısı ile ülkemiz birçok alternatif turizm faaliyetlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Deniz-güneş-kum turizmi başta olmak üzere sağlık turizmi, doğa turizmi, gastronomi turizmi, spor turizmi, inanç turizmi, macera turizmi, kongre ve etkinlik turizmi gibi birçok alternatif turizm faaliyeti için ülkemizin elverişli olduğunu söylemek mümkündür. Söz konusu bu alternatif turizm faaliyetleri, turist alan bir ülke olarak turizm faaliyetlerini 12 aya yayılabilmekte ve bu sayede gelen turist sayısında ve elde edilen turizm gelirlerinde önemli artışlar sağlayabilmektedir. Salgın sürecindeki ‘Güvenli Turizm Sertifika’ uygulamaları yerinde alınan karar olmakla birlikte, süreç sağlıklı bir şekilde de yürütülebilmiştir. Salgın sonrası yaşadığımız bu süreçte bu tür uygulamaların ‘Ekolojik Turizm Sertifika’ uygulamalarına doğru yönelmesi salgın sonrası oluşan tabiat turizmine yönelik ilgiyi de destekler nitelikte olacaktır.

Gerek kamu ve özel sektör tarafından verilen yaygın turizm eğitimleri (sertifikaya dayalı kısa veya uzun süreli kurslar) gerekse de ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları tarafından verilen örgün eğitim sayesinde ülkemizde artan turizm hareketlerine destek olacak nitelikli işgücü de yeterli oranda yetiştirilmektedir. Ülkemiz ilk turizm faaliyetlerinde yabancı işgücü ithal etmekteyken, mevcut durumda sahip olduğu nitelikli turizm eğitimleri sayesinde dünyanın dört bir tarafına turizm çalışanı ihraç etmektedir. Bu durum da ülkemizin turizmi verdiği önem neticesinde Dünyada öncü bir turizm ülkesi haline geldiğine işaret etmektedir. Salgın döneminde oluşan istihdam açığının da salgın sonrası dönemde eğitimli ve nitelikli işgücü ile kapatılması turizm hizmet kalitemizin daha da artmasına kesinlikle katkı sağlayacaktır. 

Salgın sürecinin ardından Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşın her ne kadar ülkemiz turizmini etkileyeceği düşünülse de her iki ülke arasındaki bu savaşta ülkemizin Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya koyduğu arabuluculuk rolü son derece önemli olup, ülkemizin bulunduğu coğrafyadaki önemini ve konumunu bir kez daha ortaya koymaktadır. Ümit ediyorum ki bu savaş en kısa sürede sona erecek ve önemli düzeyde turist ve turizm geliri sağlayan bu iki ülkeden elde ettiğimiz turizm gelirleri savaş sonrasında da artarak devam edecektir.

Bu vesile ile turizm sektörümüzün 46. Turizm Haftasını kutlar, sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir turizm sezonu dilerim.”




Toplam 244 görüntüleme
Tarih: 14/04/2022
A+ A-